
Âdeta tırnak sesleriyle kaplandı gönül.
Sadırdan çıkan bu his parçaladı kafesi.
Sanki gönüldeki bu his büyük bir akış.
Öyle bir akış ki sadrım paramparça,
Gözlerim yaşlı, kalb ateşli, yâ Rasûlallâh!
Hem cesed ateş hem beşer hem dil….
Yanıyor alev alev vücûd dahi her zerre.
Ne yapmalı, ne itmeli alevden yelekle?
Söndürse yanıyor bin katlı bir yangın.
Tutuştursa artıyor şiddeti aşkın aşkın.
Bıraksa durmadan yakıyor her zerreyi.
Şu acûz biçâre kaldı, yok mu bir çâresi?
Neyleye Ahmedî alev yelek içresinde?
Ne ide Ahmedî biçâre şu ateşten içre?
Sadır:Göğüs, Beşer:Deri/ İnsan, Biçâre:Çaresiz