Âlemi bürüdü meleklerin nûruyla kar.
Hayat içresindeki ölümü tattı dil, yâr!
Sergâh-ı dergâhta zikrullah-ı Şah var.
Şecere-i hayatan akıyor âb-ı hayatlar.
Allah Allah zikri celâl eyler, kalblere kâr.
Erlere dahi meşakkatlidir şu yol ki esrâr.
Erenler ermiş mûrâdlarına ba-nakş-ı envâr
Zevâtında eylerler dervişân nakş-ı ezkâr
Derviş olana var derdler, adeta seller akar.
Hakkı isteyene giydirirler yelek ki min-nâr.
Ola ki râm feridü’z-zamâna, ola cân mazhar.
Feridü’z-zamân ki âfitâb-ı Nuriyyedir, aşikâr.
Ahmedî mûrâd ider ba-iştiyâk ışkzârı ba-zâr
Müşâhedeye cehd eyler selâtînzârı ba-nazar
Kim râm olur Şah-ı Nuriyye’ye, olur mazhar.
Olur ser-cümle-i âlemde ehl-i Hakk’tan esrâr.