Firak

Karlar eridi, yaz geliyor Sultanım.

Ama ben bir firakın başlangıcındayım.

Seni sevdim diye mi bu firakım?

Bu firak benim çün alevli dikenler gibi.

Sen’den firak derunuma zordur, Rahşanım.

Mevlana’nın Şems-i Tebrizi’den firakı gibi.

Pek bir meşakkatli, pek bir çetrefilli aşkım.

Firakın alevleri kavurdu kanayan kalbimi.

Kavrulan derunum Sana muhtaç.

Firakımın kavurduğu dilim lal, nefsim mani.

Denizlerin suları kavuruyor içremi.

Ne itsem Sana olan susuzluğum geçmedi.

Rayihanı koklayınca tuzlar saçarlar kalbime.

Anlık bir ferahlama sonra bir nar bi’ş-şedidi.

Kavuruyor içten içe derunumu Kalbtacım.

Ne ide Ahmedi bu firak içresinde Dilşahım?

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

Yazar: Ahmed Ufuk Özçiçek

Bîz Ahmedî ve Muhammedî bir insan-ı kâmil olmaya çalışan insan-ı acûzuz.

Yorum bırakın